2/10/2008

Ateş, Şuur ve İnat




-

Kaskatı bilincimde yanıyordu. İki kelime düşündüm sadece. Bir başka kelimeyi inat ettim ve düşünmedim. Aklımdan geçti. Ama düşünmedim. İnattan. İlk kelime çok sıcaktı. İkincisi ise çok bilinçliydi.

Umursamazdım aslında normal şartalrda. Bir parçam olmasına da izin vermezdim. İki duvarın arasında çok fazla sıkışmıştım. Nefesim kilitlenmişti. İki kelime düşündüm. Buz gibi soğuktu hava. İki kelime düşündüm. O iki duvarı kelimelerden birisi yaptım. Buz gibi soğukta, bilincimi kaybederken, bana gereken iki şeyi o duvarlar yaptım. Çıkabilirdim ordan. Biraz çabalasam çıkabilirdim. Ama çıkınca ne değişecekti? Buz gibi soğuktu. Bir süre sonra gözlerim tamamen kapanacaktı. Bilincimi kaybetip baygın bir hale gelecektim. İki kelime düşündüm. Bir başka kelimeyi düşünmedim. İnat ettim düşünmedim. Sıkışıp kalmıştım. Çok soğuktu. Bilincimi kaybediyordum. Kelimelerden birisi Ateş. Ateş Duvarı. Soğuğu o duvar yenecekti. Diğer kelime Şuur. Şuur duvarı. Bilincimi o duvar açacaktı. Ben ise ikisinin arasında sıkışmış, donarak bilincimi kaybetmiştim. Bir kelime daha vardı. Ama inat edip onu düşünmedim. Hemde hiç.

1 Yorum:

morfea dedi ki...

inadın varlığı aşikar, ama ne için inat?

selamlar.