Giriş, Gelişme, Sonuç. Cümle içinde kullanılabilecek beyhude kelimeleri içeren bir anlamsızlık bütünüydü tüm bu oluşan. Ama her şeye rağmen her bir kuralı doğruydu. Konuşmak hiçbir işe yaramıyordu. Bu cümleler paragraf olduklarında da anlamsızdı. Denediler. Ben denemek istemedim. Bir hedef yoktu. Sonuç yoktu.
Ben kapıda görünen her sanrıyı isimlendirmekle görevliydim. Belli kalıpları bozmadan, uyum kurallarına uyarak, türemiş yada bileşik isimler buluyordum. Notunu alıyordum. Bunlardan bazıları şöyleydi: Alansalar, Komutlu, Böcüşakir, Nedenselim, Yanlıyalan. Günde bir yada iki isimlik işim oluyordu. Bedenimin içe sarmal yapısı benim hareketimi güçleştirdiği için, düşünme yeteneklerim çok ileriydi. Sonunda beklenen oldu. Tüm beyhude kelimeleri yeniden düzenlemem için bana verdiler. Bu benim hak etmediğim sıradan bir görev olacaktı. Hayatım artık standardize olmuştu. Planlarım arasında olmasını beklediğim bir evrim değildi. Gelişme yoktu.
Karamsar olmamak en iyisiydi. Sakin olmalıydım. Beklide bu işi çok hızlı bir şekilde yaparak 15-20 dakikada bitirebilirdim. Kelimeleri şöyle bir inceledim en başta. Azonşes, Dekantaru, Mecikkike, Suknemtel, Teminamav, Zajah. Karamsarlığa kapıldım. İşin içinden çıkmak mümkün değildi. İşe başlayabilmem için bir kapı bulmalıydım. Başlangıç için bir giriş olmalıydı. Bulamazsam bu işi yapmayabilirdim. Giriş yoktu.
Can Egridere Blog:
www.jegraphy.com/fihrist
Yazının Devamı>>>>